Önüne gelen yere cami yapmak marifet değil. Önemli olan o Allah'ın
c.c evini her zaman doldurabilmek, bu güzelim eserleri bakımlı olarak
geleceğimizin kuşaklarımız çocuklarımıza miras olarak bırakabilmektir.
Evet
bu caminin yazısını ben yazmıştım. hatta cami ile
ilgili çalışmalara başlandığını samsun Valiliğine talimat verildiğini
bana bildirmişlerdi
https://www.samsunhaber.com/ozel-haber/site-cami-ile-ilgili-flas-gelisme-h25658.html
İşte Sayın Başbakana yazdığım Site Cami Yazım:
http://melikevarak.blogspot.com.tr/2017/09/samsun-site-cami-kulliyesinin-bakm-ve.html
18 Eylül 2017 Pazartesi
Önüne gelen yere cami yapmak marifet değil. Önemli olan o Allah'ın c.c evini her zaman doldurabilmek, bu güzelim eserleri bakımlı olarak geleceğimizin kuşaklarımız çocuklarımıza miras olarak bırakabilmektir. Evet bu caminin yazısını ben yazmıştım. hatta cami ile ilgili çalışmalara başlandığını samsun Valiliğine talimat verildiğini bana bildirmişlerdi
Bir haftadır tanıdığım fındık üretici dostlarım bana Kemal Bey BİMER ve CİMER' e (Sayın Başbakan'a ve Sayın Cumhurbaşkanı'na) Fındık alım satımı ile ilgili yazı yazmam için empoze edip duruyorlar. Kendilerine dedim ki: Sebep? Niye ve neden ben yazayım? - Siz toplumsal sorunları yazıyorsunuz ya duyarlı vatandaşsınız! Dur bakalım orada bu toplumsal sorun mu? -Tabi toplumsal sorun Peki Sizde Sağra vardı Fiskobirlik vardı onlara ne oldu? Kooperatifiniz vardı! Onlara ne oldu? -Satıldı. Niye sahip çıkmadınız kooperatifinize? Ses yok! Siz her sene bu fındık karmaşasını çıkartıyorsunuz? Yollara fındık saçıp döküyorsunuz! Yakıyorsunuz! Yürüyorsunuz! Sonuç ne? Ses yok.
Bir haftadır tanıdığım fındık üretici dostlarım bana Kemal Bey BİMER ve CİMER' e (Sayın Başbakan'a ve Sayın Cumhurbaşkanı'na) Fındık alım satımı ile ilgili yazı yazmam için empoze edip duruyorlar. Kendilerine dedim ki:
Sebep? Niye ve neden ben yazayım?
- Siz toplumsal sorunları yazıyorsunuz ya duyarlı vatandaşsınız!
Dur bakalım orada bu toplumsal sorun mu?
-Tabi toplumsal sorun
Peki Sizde Sağra vardı Fiskobirlik vardı onlara ne oldu? Kooperatifiniz vardı! Onlara ne oldu?
-Satıldı.
Niye sahip çıkmadınız kooperatifinize?
Ses yok!
Siz her sene bu fındık karmaşasını çıkartıyorsunuz? Yollara fındık saçıp döküyorsunuz! Yakıyorsunuz! Yürüyorsunuz! Sonuç ne?
Ses yok.
Bu sizin sorununuz kusura bakmayın benim siyasi bir bağlantım da yok arkama siyasi güç de almam. Evet ben yazıyorum ama tüm halkı ilgilendiren tüm toplumumuzu ilgilendiren, çocuklarımızı ilgilendiren konularda yazdığım doğrudur. Ama bu konuyu sürekli kaşıyan da taşıyan da sizsiniz! Kızıp ağaçları da kesen sizsiniz? Her sene hükümetle tartışma açan sonrada onca sokaklara döktüğünüz yaktığınız fındık sonrası geri çekilen de sizsiniz! Ben ara gazına gelmem!
Buyurun sokaklar serbest isteyen Trabzon'a kadar da yürüyebilir. Eminim yine seneye aynı şeyler olacak Hükümetin aleyhinde atıp tutup yine hiç bir şey olmamış gibi sokak da gerine gerine siz yürüyeceksiniz. Yazdığımla şimşekleri ben üstüme çekeceğim?
Buyurun sokaklar müsaitse izin de veriyorlarsa isterseniz Artvine kadar yürüyebilirsiniz! Yıkılan okul, Yada Tüm toplumu ilgilendiren haber var ise bana söyleyin hemen Sayın Cumhurbaşkanına kadar yazarım.
Bu sefer kazın ayağı öyle değil. Kendi sorununuzu kendiniz çözeceksiniz. Sağra ve Fiskobirliğe vefasızlık yaptınız oda İtalyan Ferro firmasına satıldı!
Dünyanın en kaliteli fındığını üreteceksiniz, Dünyada sayılı üreticilerinden olacaksınız ve hala yollara fındık dökerek ! ağaçları keserek, yol yürüyerek hak arayacaksınız? Kusura bakmayın siz samimi değilsiniz ? Kooperatiflerinize bile sahip çıkmadınız?
Sizlere kolay gelsin. Şöyle bir geriye dönüp bakın hata kimde!!
Haksız mıyım sevgili dostlar ?
Sebep? Niye ve neden ben yazayım?
- Siz toplumsal sorunları yazıyorsunuz ya duyarlı vatandaşsınız!
Dur bakalım orada bu toplumsal sorun mu?
-Tabi toplumsal sorun
Peki Sizde Sağra vardı Fiskobirlik vardı onlara ne oldu? Kooperatifiniz vardı! Onlara ne oldu?
-Satıldı.
Niye sahip çıkmadınız kooperatifinize?
Ses yok!
Siz her sene bu fındık karmaşasını çıkartıyorsunuz? Yollara fındık saçıp döküyorsunuz! Yakıyorsunuz! Yürüyorsunuz! Sonuç ne?
Ses yok.
Bu sizin sorununuz kusura bakmayın benim siyasi bir bağlantım da yok arkama siyasi güç de almam. Evet ben yazıyorum ama tüm halkı ilgilendiren tüm toplumumuzu ilgilendiren, çocuklarımızı ilgilendiren konularda yazdığım doğrudur. Ama bu konuyu sürekli kaşıyan da taşıyan da sizsiniz! Kızıp ağaçları da kesen sizsiniz? Her sene hükümetle tartışma açan sonrada onca sokaklara döktüğünüz yaktığınız fındık sonrası geri çekilen de sizsiniz! Ben ara gazına gelmem!
Buyurun sokaklar serbest isteyen Trabzon'a kadar da yürüyebilir. Eminim yine seneye aynı şeyler olacak Hükümetin aleyhinde atıp tutup yine hiç bir şey olmamış gibi sokak da gerine gerine siz yürüyeceksiniz. Yazdığımla şimşekleri ben üstüme çekeceğim?
Buyurun sokaklar müsaitse izin de veriyorlarsa isterseniz Artvine kadar yürüyebilirsiniz! Yıkılan okul, Yada Tüm toplumu ilgilendiren haber var ise bana söyleyin hemen Sayın Cumhurbaşkanına kadar yazarım.
Bu sefer kazın ayağı öyle değil. Kendi sorununuzu kendiniz çözeceksiniz. Sağra ve Fiskobirliğe vefasızlık yaptınız oda İtalyan Ferro firmasına satıldı!
Dünyanın en kaliteli fındığını üreteceksiniz, Dünyada sayılı üreticilerinden olacaksınız ve hala yollara fındık dökerek ! ağaçları keserek, yol yürüyerek hak arayacaksınız? Kusura bakmayın siz samimi değilsiniz ? Kooperatiflerinize bile sahip çıkmadınız?
Sizlere kolay gelsin. Şöyle bir geriye dönüp bakın hata kimde!!
Haksız mıyım sevgili dostlar ?
16 Eylül 2017 Cumartesi
Rüzgar Gülü nedir Bilir misiniz ? Hani bizim zamanlarımızda 1970 li yıllarda bize Coğrafya ana temelini öğretmek için okullarımızın bir köşesinde yapılı ve fır fır dönerdi !!! Bilmeyenlerimiz var ise ben size konuyu az aralıyayım ! Rüzgar gülü, rüzgarın yönünü belirten bir araçtır. Geleneksel olarak bir serbestçe dönebilen bir direğin tepesinde açıkça görülebilen bir ok bulunur ve bu okun ucu sürekli esen rüzgarın yönünü gösterir. Sağımızı ve solumuzu da bu rüzgar gülü ile öğrendik Şimdi ne alaka konuyu ne ile bağlayacaksınız diyenlerimiz de olacaktır.
Rüzgar Gülü nedir Bilir misiniz ?
Hani bizim zamanlarımızda 1970 li yıllarda bize Coğrafya ana temelini öğretmek için okullarımızın bir köşesinde yapılı ve fır fır dönerdi !!!
Bilmeyenlerimiz var ise ben size konuyu az aralıyayım !
Rüzgar gülü, rüzgarın yönünü belirten bir araçtır. Geleneksel olarak bir serbestçe dönebilen bir direğin tepesinde açıkça görülebilen bir ok bulunur ve bu okun ucu sürekli esen rüzgarın yönünü gösterir. Sağımızı ve solumuzu da bu rüzgar gülü ile öğrendik
Şimdi ne alaka konuyu ne ile bağlayacaksınız diyenlerimiz de olacaktır.
Bundan yaklaşık 1 sene olmamıştır. Sevgili kızım Melike Sudenur Teog sınavlarına son sürat hazırlanıyordu. İlk sınava girdiğinde sınav sonuçları açıklandığında açıkçası bir vatandaş olarak çocuklarımızın durumuna çok mu çok üzüldüm.
Niye mi !
Kızım gerçi iyi bir puan yakalamıştı. Sorun yoktu. Az da olsa yanlışı vardı ama okulda ki çocukların çoğu dökülmüştü, samsun'da da dökülmüştü. Türkiye geneli de dökülmüştü.
Ama sürprizler de vardı !
15 bin çocuk tam puan alıyor, 17 bin tane birinci çıkıyor.
Bu sürprizler nedense hep bizim ülkemizden çıkıyor.
Ama bu sürprizler nedense Uluslar arası PISA eğitim derecelendirmesinde ise çıkmıyor ve ülkemizin çok gerilere gittiği tescillendi
(Şimdi PISA nedir onu da açayım:
2000 yılından itibaren üç yılda bir yapılan PISA araştırması OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki (dünya ekonomisinin yaklaşık olarak %90’ı) zorunlu eğitimi bitiren öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedeflemektedir. PISA araştırmasının hedef kitlesi 7. sınıf ve üzeri sınıf düzeylerinde örgün eğitime kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerdir.
PISA 2015, ülkemizde 2-22 Nisan 2015 tarihleri arasında 61 ilden 187 okul ve 5895 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı değerlendirme olarak uygulanmıştır. PISA 2015 uygulamasına ilişkin sonuçlar 6 Aralık 2016 tarihinde OECD tarafından açıklanmıştır.
PISA’da her üç yılda bir matematik, fen ve okuma alanlarından biri ana odak olarak seçiliyor. PISA 2015’te de fen okuryazarlığı ana odak olarak belirlenmiştir.
Uluslararası bir referans olarak PISA’nın temel amacı her bir ülkenin eğitim sisteminin 15 yaş grubu gençleri ne denli iyi eğittiğini ölçmektir. İlk olarak 2000 yılında OECD ülkelerinin katılımıyla gerçekleştirilen PISA’ya son yıllarda OECD ülkelerinin yanı sıra diğer pek çok ülke de katılmaktadır. PISA 2015 uygulaması, 35’i OECD üyesi olmak üzere 72 ülke ve ekonomideki yaklaşık 29 milyon öğrenciyi temsilen 540.000’e yakın öğrencinin katılımıyla 2015 yılı içerisinde gerçekleştirilmiştir.)
PISA ile ilgili bu kadar bilgiler yeterli deyip konuyu dağıtmayalım.
Çocukların durumuna üzüldüğümden dolayı Sayın Başbakanımıza ve Cumhurbaşkanımıza o tarihlerde bir yazı yazdım ve aynen şunu dedim:
TEOG niye var! Dershaneler niye var! Okullar niye var! Öğretmen niye var!
Eğer çocuklar başarısızsa bu başarısızlığın kaynağı kim? Biz aileler mi? Öğretmenler mi? Ailelerin can simidi olarak sarıldıkları dershaneler mi?
Peki okulda ki öğretmenler ne işe yarar. Toplumumuzda ki tüm ailelerimiz dar gelirli olup borç harç imkan yaratarak dershanelere gönderirlerken bu imkanı yaratamayanlar çocuklarını nasıl okutacaklar?
Bu çocukların geleceği nasıl garanti altına alınacaktır.? Anayasamız herkese eşit eğitim hakkı tanımışken peki ücret dağılımı, özel okullar, dershaneler bu eşitliğin neresindedir.?
Peki TEOG kalktı! Zaten kalkması gerekiyordu! peki bu çocuklara bu imtihan işkencesi neden ve kim yaşattı? Ayrıca çocukları okullara yerleştirme de eğitim dilim işkencesini kim çıkarttı?
Ne demişim Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza yazdığım yazıda:
Bu öğretmenler niye var? Bu okullar niye var?
Ben emekli askerim. Asker olanlarımız bilir! Biz hemen hemen her sene hem bedeni mülakat ve hem de mesleki mülakat esaslarına göre sınav olduk derece terfimizi öyle yaptık!
Tüm öğretmenleri, tüm memurları aynı esasa göre sınava tabi tutulmasını ama hakkaniyetle sınava tutulması! Partizanlığın önüne geçilerek sınava tutulmasını önerdim? Gerçekten kaliteli öğretmenlerimiz var. Onları tenzih ederim. Sözüm onlara değil.
Bu eğitim milletçe hepimizi yiyecektir. Bütün eğitilmiş kaliteli beyinler bir bir bu sorunlar yüzünden Avrupa ülkelerine ve Amerika'ya kaçmaktadır. Kaçamayanlar da eğitim sistemini içinden çıkılmaz hale getirmişlerdir. Yazdıklarıma daha bir sene olmadan Sayın Cumhurbaşkanı pat diye TEOG kaldırılmalıdır beyanatını verdi! İyi de verdi ama bu sınav rezaletlerini çocuklarımıza yaşatanlardan hesabı sorulmayacak mı?
Yazımın başında ne dedim. Rüzgar gülü akşama kadar okullarımızın bahçelerinde fır fır dönüp dururdu. Gerçi şimdilerde okul bahçelerinde göremiyorum. Merak edenler Meteroloji istasyonlarında görebilirler. Sağını solunu bilmeyenlere o rüzgar gülü ile ders verilirdi. Şimdi sağını solunu bilmeyenler çoğaldı acaba ondan mıdır bilmiyorum !
Bu rüzgar gülü var ya sevgili dostlar çocuklarımızın ve üniversite okuyacak lise öğrencilerimizin okul yerleştirilmesi ile yapılan, değiştirilen sınavların hızına bile yetişemedi !!
Haksız mıyım?
ÜLKEMİZİ 15 TEMMUZDA KANA BULAYAN FETÖŞ SÜMÜKLÜSÜ İLE MÜCADELE EDİLDİĞİ SÖYLENİRKEN........ İŞTE SİZE CİDDİ BİR SUÇLAMA !!!!! BUNA BİR AÇIKLAMA YAPILACAK MI İLGİ İLE BEKLEYECEĞİZ !!!!! BU DA MI BİR KANDIRILMA ????? TEPEMİZE BOMBALAR YAĞDIRAN BİR SÜMÜKLÜNÜN UZANTILARINI KİM ATAMA YAPIYOR ANLAMIYORUM. 100 BİNLERCE İNSAN BYLOC KULLANMASI BİLE SUÇ SEBEBİ SAYILIRKEN HAPİS CEZASI İLE YADA KAMU HİZMETLERİNDEN MEN CEZASI ALIP İŞLERİNDEN ATILIRKEN BU UZANTILARIN ÖZELLİĞİ NEDİR?
ÜLKEMİZİ 15 TEMMUZDA KANA BULAYAN FETÖŞ SÜMÜKLÜSÜ İLE MÜCADELE EDİLDİĞİ SÖYLENİRKEN........
İŞTE SİZE CİDDİ BİR SUÇLAMA !!!!!
BUNA BİR AÇIKLAMA YAPILACAK MI İLGİ İLE BEKLEYECEĞİZ !!!!!
BU DA MI BİR KANDIRILMA ?????
TEPEMİZE BOMBALAR YAĞDIRAN BİR SÜMÜKLÜNÜN UZANTILARINI KİM ATAMA YAPIYOR ANLAMIYORUM. 100 BİNLERCE İNSAN BYLOC KULLANMASI BİLE SUÇ SEBEBİ SAYILIRKEN HAPİS CEZASI İLE YADA KAMU HİZMETLERİNDEN MEN CEZASI ALIP İŞLERİNDEN ATILIRKEN BU UZANTILARIN ÖZELLİĞİ NEDİR?
AÇIKLAMA BEKLİYORUZ SAYIN YETKİLİLERİMİZ???
DEVLETİMİZİ ŞU HER TÜRLÜ CEMAATLERDEN ALLAH RIZASI İÇİN ÇOLUK ÇOCUĞUMUZUN GELECEĞİ İÇİN LÜTFEN TEMİZLEYİN !!!!
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/tayyar-15-temmuzdan-sonra-cok-sayida-fetocu-rektor-atandi-172833h.htm
15 Eylül 2017 Cuma
Sayın Başbakanım; Dilenciler ile ilgili 1701316537 başvuru no ile görüş ve öneride bulundum. 15.09.2017 tarihli Zabıta Daire Başkanlığı tarafından tarafıma cevap verilmiştir. Ancak ben bu öneriyi Samsun Zabıta Amirliği tarafına dahilen yazmamıştım. Ben bu düzenlemenin tüm ülkemiz çapında yapılması için yazmıştım.
DİLENCİLİK İLE İLGİLİ GÖRÜŞ VE ÖNERİM
#1701343827 Başvuru Detayı
Başvuru Tarihi:
Başvuru Yolu:
Başvuru Tipi:
Sayın Başbakanım;
Dilenciler ile ilgili 1701316537 başvuru no ile görüş ve öneride bulundum. 15.09.2017 tarihli Zabıta Daire Başkanlığı tarafından tarafıma cevap verilmiştir.
Ancak ben bu öneriyi Samsun Zabıta Amirliği tarafına dahilen yazmamıştım. Ben bu düzenlemenin tüm ülkemiz çapında yapılması için yazmıştım.
Sayın Başbakanım benim Yıkılan Tarım Meslek Lisesi ile yıkılan Atletizm ısınma pisti dolayısıyla şikayet etti diye Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Büyükşehir Belediye Başkanımızla bir hüsumetim yoktur olamaz da. Bizde Devletimizde görevde bulunduk. Orada bir hukuksuzluk söz konusuydu. Birisinde Milli Eğitim Bakanlığına okul yapılması amacıyla tahsis edilen bir araziyi Sayın Büyükşehir Belediyesinin araziyi hukuksuz tasarrufta bulunması diğeri de yine Kültür Bakanlığına açık hava müzesi olarak tahsis edilen araziye de gidip ısınma pisti yapılmasıdır. Kültür Bakanlığı ben arazimi ihale ettim. Oraya müze yapacağım arazimden çık demesiyle devletin parasını bir çırpıda söküp çöpe atıp hazine zararına neden oldular. Peki sayın Başbakanım siz başkanımıza sorsaydınız bir tarafta araziyi yıkıp temizleyip çıkıyorsunuz öbür tarafta her defasında ayrı bir mevzuatla imar değişikliğine gidiyorsunuz ? Bir okulun arazisinden ne istiyorsunuz diye sormuş olsaydınız sanırım soruların cevabını sizde öğrenmiş olurdunuz? Hukuksuz bir anlayış ve icraatla vatandaşı , Kurumları karşı karşıya getirmek kime kazanç sağlayacaktır. Vatandaş hukuk ve adalet konusunda devletimize ve kurumlarımıza güvenemiyecek mi? Bakın Maliye Bakanlığımızın kuruluşu, Milli Eğitim Bakanlığımızın Kuruluşu bu düzenleme kanuna aykırıdır Hazine zararı var diyor. Sayın Başbakanım konuyu uzatmak istemiyorum eninde sonunda hukuk ve sağduyu galip gelecektir ben buna inanıyorum. Biz Devletimizle ve devletimizin kurumları ile barışık olmak istiyoruz. Devletimizin ve Kurumlarının da bu anlayışta olmasını istiyoruz. Ben zatıalinize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yazmakla ne şana ne şöhrete ihtiyacım var. Belki sürekli yazmamdan rahatsızlık duyuyor olabilirsiniz. Belki yazdıklarımdan Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Başkanımdan rahatsız olduğumu da anlayabilirsiniz. Kendisi de çerkez Türkü bende çerkez Türküyüm. Dolayısı ile Sayın Yusuf Ziya Başkanımızı herkes gibi seviyoruz lakin bu okul ve yıkılan pist konusunda devletim adına kırgınım. Devletimiz ve Kuruluşlarının barışık olması hepimizin lehinedir diyorum ve Sayın Yusuf Ziya Başkanımızdan da bu anlayış içinde sağduyulu bir anlayış içinde olacağı ve hareket de bulunması ile kendisini daha da yücelteğinden eminim.
Dilenciler ile ilgili 1701316537 başvuru no ile görüş ve öneride bulundum. 15.09.2017 tarihli Zabıta Daire Başkanlığı tarafından tarafıma cevap verilmiştir.
Ancak ben bu öneriyi Samsun Zabıta Amirliği tarafına dahilen yazmamıştım. Ben bu düzenlemenin tüm ülkemiz çapında yapılması için yazmıştım.
Sayın Başbakanım benim Yıkılan Tarım Meslek Lisesi ile yıkılan Atletizm ısınma pisti dolayısıyla şikayet etti diye Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Büyükşehir Belediye Başkanımızla bir hüsumetim yoktur olamaz da. Bizde Devletimizde görevde bulunduk. Orada bir hukuksuzluk söz konusuydu. Birisinde Milli Eğitim Bakanlığına okul yapılması amacıyla tahsis edilen bir araziyi Sayın Büyükşehir Belediyesinin araziyi hukuksuz tasarrufta bulunması diğeri de yine Kültür Bakanlığına açık hava müzesi olarak tahsis edilen araziye de gidip ısınma pisti yapılmasıdır. Kültür Bakanlığı ben arazimi ihale ettim. Oraya müze yapacağım arazimden çık demesiyle devletin parasını bir çırpıda söküp çöpe atıp hazine zararına neden oldular. Peki sayın Başbakanım siz başkanımıza sorsaydınız bir tarafta araziyi yıkıp temizleyip çıkıyorsunuz öbür tarafta her defasında ayrı bir mevzuatla imar değişikliğine gidiyorsunuz ? Bir okulun arazisinden ne istiyorsunuz diye sormuş olsaydınız sanırım soruların cevabını sizde öğrenmiş olurdunuz? Hukuksuz bir anlayış ve icraatla vatandaşı , Kurumları karşı karşıya getirmek kime kazanç sağlayacaktır. Vatandaş hukuk ve adalet konusunda devletimize ve kurumlarımıza güvenemiyecek mi? Bakın Maliye Bakanlığımızın kuruluşu, Milli Eğitim Bakanlığımızın Kuruluşu bu düzenleme kanuna aykırıdır Hazine zararı var diyor. Sayın Başbakanım konuyu uzatmak istemiyorum eninde sonunda hukuk ve sağduyu galip gelecektir ben buna inanıyorum. Biz Devletimizle ve devletimizin kurumları ile barışık olmak istiyoruz. Devletimizin ve Kurumlarının da bu anlayışta olmasını istiyoruz. Ben zatıalinize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yazmakla ne şana ne şöhrete ihtiyacım var. Belki sürekli yazmamdan rahatsızlık duyuyor olabilirsiniz. Belki yazdıklarımdan Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Başkanımdan rahatsız olduğumu da anlayabilirsiniz. Kendisi de çerkez Türkü bende çerkez Türküyüm. Dolayısı ile Sayın Yusuf Ziya Başkanımızı herkes gibi seviyoruz lakin bu okul ve yıkılan pist konusunda devletim adına kırgınım. Devletimiz ve Kuruluşlarının barışık olması hepimizin lehinedir diyorum ve Sayın Yusuf Ziya Başkanımızdan da bu anlayış içinde sağduyulu bir anlayış içinde olacağı ve hareket de bulunması ile kendisini daha da yücelteğinden eminim.
Sayın Başbakanım; Zabıta Daire Başkanlığının cevabı yazısını incelediğinde
mevcut kanunların yetersizliğinden bahsetmekteler. Dilencilerin bir çoğu günlük
kazançları 300 tl yi geçmektedir. Suç ve Kabahat kanununa göre verilen ceza
onların kazançlarının yanında 80 TL gibi komik rakam olup, güle oynaya zabıta
personeli ile takışmaktalar ve bundan istifade etmekteler. Eğer Samsun Zabıta
Dairemiz yazısında Samsunda daha yeni dilencilerle olan kovalamaca ile zabıta
memurlarına sokak ortasında hakaret ettiklerini ve kadınlıklarını
kullandıklarını bahsetseydi konuyu tam anlamış olacaktınız. Bu sorun Samsun'a
özgü sorun değildir. Aksine Samsun İl ve İlçe Zabıtasını görevlerini layıki ile
yaptıklarına bizzat ben şahidim.
Sayın Başbakanım bizim ülkemizde alt kademelerde görevliler üst kademeye sorun bildirmekten çekinmektedirler. Her şey güllük gülistanlık gösterilmektedir. Benim yaptığım sadece şikayet değildi. Şikayet etmekle iş çözülmüyor sayın Başbakanım. Şikayet yapanım çözüm önerisi sunması lazım. Bizim yetiştiğimiz askeri terbiye budur. Nasıl ki türbeler ve camilerle ilgili problemleri size aktardığımda çözümünü de zatıalinize sundum ve sizde yetkili Bakanlıklara çalışma başlatmışsanız bu öneriminin de asıl sebebi ülke çapında tüm belediye zabıtalarını ilgilendiren bu sorunun kökten temizlenmesi için kanun mevzuat ne ise bir çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Hükümetimiz Maliye Bakanlığımız kayıt dışı ekonomi ile bayağı ciddi çalışmalar içinde bulunmaktadır. Bu dilenciler bu işi meslek olarak görmektedirler. Madem meslek görüyorsa öder vergisini ne kadar para toplayabilecekse toplar. Eğer vergi ödemeyecekse kanuni yaptırımlar uygulanmalıdır. Yeşil kartı var ise iptal edilmelidir. Yakalanan dilenci de mal varlığı var ise Maliye Bakanlığı hesap sormalıdır.
Zatıalinizde bilmektesiniz ki bu söylediğim önerinin hayata geçirilmesi içinde gerekli kanun ve yönetmelikle mümkündür. Zaten Zabıta Daire Başkanımızda bunu belirtmiştir.
Sayın Başbakanım; Bir kez daha göndermiş olduğum her türlü müracaatıma ciddiyetle eğilip gereği için emir verdiğinizden dolayı BİMER ve CİMER personeline Zatı Alinize, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.
Toplumuzda kanayan yara olan 1701316537 sayılı müracaatımda belirttiğim Dilencilik ile ilgili sorunların tüm ülkemizi kapsayacak şekilde geniş çaplı bir çalışma yapılması için emirlerinize arz ederim.
Saygılarımla
Mustafa Kemal Bektaş
Sayın Başbakanım bizim ülkemizde alt kademelerde görevliler üst kademeye sorun bildirmekten çekinmektedirler. Her şey güllük gülistanlık gösterilmektedir. Benim yaptığım sadece şikayet değildi. Şikayet etmekle iş çözülmüyor sayın Başbakanım. Şikayet yapanım çözüm önerisi sunması lazım. Bizim yetiştiğimiz askeri terbiye budur. Nasıl ki türbeler ve camilerle ilgili problemleri size aktardığımda çözümünü de zatıalinize sundum ve sizde yetkili Bakanlıklara çalışma başlatmışsanız bu öneriminin de asıl sebebi ülke çapında tüm belediye zabıtalarını ilgilendiren bu sorunun kökten temizlenmesi için kanun mevzuat ne ise bir çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Hükümetimiz Maliye Bakanlığımız kayıt dışı ekonomi ile bayağı ciddi çalışmalar içinde bulunmaktadır. Bu dilenciler bu işi meslek olarak görmektedirler. Madem meslek görüyorsa öder vergisini ne kadar para toplayabilecekse toplar. Eğer vergi ödemeyecekse kanuni yaptırımlar uygulanmalıdır. Yeşil kartı var ise iptal edilmelidir. Yakalanan dilenci de mal varlığı var ise Maliye Bakanlığı hesap sormalıdır.
Zatıalinizde bilmektesiniz ki bu söylediğim önerinin hayata geçirilmesi içinde gerekli kanun ve yönetmelikle mümkündür. Zaten Zabıta Daire Başkanımızda bunu belirtmiştir.
Sayın Başbakanım; Bir kez daha göndermiş olduğum her türlü müracaatıma ciddiyetle eğilip gereği için emir verdiğinizden dolayı BİMER ve CİMER personeline Zatı Alinize, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.
Toplumuzda kanayan yara olan 1701316537 sayılı müracaatımda belirttiğim Dilencilik ile ilgili sorunların tüm ülkemizi kapsayacak şekilde geniş çaplı bir çalışma yapılması için emirlerinize arz ederim.
Saygılarımla
Mustafa Kemal Bektaş
Başvuru hareketleri için tıklayınız.
15.09.2017 19:22 tarihinde internet üzerinden başvuru alındı.
![]() |
|
Sayın MUSTAFA
KEMAL BEKTAŞ,
T.C. Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ ne yapmış olduğunuz başvurunuz 15.09.2017 tarihinde alınmıştır. Başvurunuzu 1701343827 sayısı ile takip edebilirsiniz. |
Sayın Valim İlimize Hoşgeldiniz Sayın Valim; BİMER vasıtası ile Sayın Başbakanımıza 1701316537 başvuru no ile başvurum ile tüm toplumumuzun kanayan yarası Dilencilik sorununu çözümü için başvurmuştum. Ben başvurum da sadece Samsun İlimize özgü olmayan bu sorunun ülke çapında çözülmesi için müracaatda bulunsam da sadece Samsun ili olarak konunun algılandığını gelen yazışmadan anladım. Ve durumu tekrar Sayın Başbakanımıza 1701343827 Başvuru Detay ile tüm ülkemizi kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasını arz ettiğimi zatı alilerine durumu bildirdim. Hakkımda yanlış ve olumsuz düşünülmemesi için konuyu da zatı alinize yazmayı uygun gördüm.
valilik@samsun.gov.tr
Sayın Valim İlimize Hoşgeldiniz
Sayın Valim;
BİMER vasıtası ile Sayın Başbakanımıza 1701316537 başvuru no ile başvurum ile tüm toplumumuzun kanayan yarası Dilencilik sorununu çözümü için başvurmuştum. Ben başvurum da sadece Samsun İlimize özgü olmayan bu sorunun ülke çapında çözülmesi için müracaatda bulunsam da sadece Samsun ili olarak konunun algılandığını gelen yazışmadan anladım. Ve durumu tekrar Sayın Başbakanımıza 1701343827 Başvuru Detay ile tüm ülkemizi kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasını arz ettiğimi zatı alilerine durumu bildirdim. Hakkımda yanlış ve olumsuz düşünülmemesi için konuyu da zatı alinize yazmayı uygun gördüm.
BİMER vasıtası ile Sayın Başbakanımıza 1701316537 başvuru no ile başvurum ile tüm toplumumuzun kanayan yarası Dilencilik sorununu çözümü için başvurmuştum. Ben başvurum da sadece Samsun İlimize özgü olmayan bu sorunun ülke çapında çözülmesi için müracaatda bulunsam da sadece Samsun ili olarak konunun algılandığını gelen yazışmadan anladım. Ve durumu tekrar Sayın Başbakanımıza 1701343827 Başvuru Detay ile tüm ülkemizi kapsayacak şekilde düzenleme yapılmasını arz ettiğimi zatı alilerine durumu bildirdim. Hakkımda yanlış ve olumsuz düşünülmemesi için konuyu da zatı alinize yazmayı uygun gördüm.
Sayın Başbakanımıza da arz ettiğim gibi
benim İlimiz ve ilçelerimizdeki zabıta teşkilatı ile ya da Büyükşehir
Belediyesi ile bir sorunum yoktur. Bilakis Zabıta teşkilatı büyük özveri ile
ilimizde ve ilçelerimizde görev yaptıklarına bizzat şahidim. Yine Sayın Büyük
şehir belediye Başkanımızı da çalışmalarından dolayı takdir ettiğimi
kendisine de mahalli idareler seçiminde desteklediğimi ve oy verdiğimi de zatı
alinizle paylaşmak isterim.
Sayın Başbakanımıza belirttiğim gibi zatı
alinize de belirtmek isterim ki Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Başkanımıza sadece
kırıldığım bir Milli eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş bir araziyi Danıştayın
ve yetkili üst mahkemelerin hukuksuz olarak işgal edildiğini belirtmesine
rağmen bu yargının verdiği hükümleri tanımayıp türlü imar mevzuatları ile
işgal etmesidir. Diğer taraftan da Kültür Bakanlığı arazisine bilerek devletin
parasını oraya gömüp bir çırpıda yıkıp temizleyip çıkarken, sırf Kültür
Bakanlığı ben o arazime açık hava müzesi yapacağım. İhalemi yaptım temizleyip
çıkın demesiyle oradan çıkarken Okulun arazisinde ise ihalesi yapılmış bir
okuldan neden çıkmamaktadır? Ve bir sürü hazine zararına uğratılmıştır. Bu
paraları kendi ceplerinden mi harcamışlardır sayın Valim.
Sayın Valim konuyu uzatmak istemiyorum.
Eninde sonunda hukuk galip gelecektir. Bundan eminim. Sayın Yusuf Ziya
Başkanımıza da olgun bir davranış ile zatı alisine düşende hukuğa hepimiz gibi
sadık kalması kendilerini yüceltecektir.
Sayın Valim İlimizin sorunu olsun
Devletimizin sorunları olsun şahsım bunu bu devletimizden ekmek yediğimden
dolayı kendime bir borç olarak atfedip sorunları mümkün olduğunca çözümleri ile
bildirmeyi ilke edindim. Zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza
iletmemin sebebi yapısal olarak kanun nizam ve yönetmelikle düzeltilecek
sorunlar olduğundan dolayıdır.
En son olarak yanlışlıkla Samsun İlimizin
dilencilik sorunları algılanarak Valiliğimize gönderilen 1701316537
sayılı başvurumu tekrar 1701343827 Başvuru Detayı ile tekrar sayın
Başbakanımıza yazdığımı, ilettiğimi zatı alinize bildirmeyi uygun gördüm.
Gönderdiğim en son yazım aşağıdadır.
Bilgilerinize arz ederim.
Mustafa Kemal BEKTAŞ
DİLENCİLİK İLE İLGİLİ
GÖRÜŞ VE ÖNERİM
#1701343827 Başvuru
Detayı
Başvuru Tarihi:
Başvuru Yolu:
Başvuru Tipi:
Sayın Başbakanım;
Dilenciler ile ilgili 1701316537 başvuru no ile görüş ve öneride bulundum. 15.09.2017 tarihli Zabıta Daire Başkanlığı tarafından tarafıma cevap verilmiştir.
Ancak ben bu öneriyi Samsun Zabıta Amirliği tarafına dahilen yazmamıştım. Ben bu düzenlemenin tüm ülkemiz çapında yapılması için yazmıştım.
Sayın Başbakanım benim Yıkılan Tarım Meslek Lisesi ile yıkılan Atletizm ısınma pisti dolayısıyla şikayet etti diye Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Büyükşehir Belediye Başkanımızla bir hüsumetim yoktur olamaz da. Bizde Devletimizde görevde bulunduk. Orada bir hukuksuzluk söz konusuydu. Birisinde Milli Eğitim Bakanlığına okul yapılması amacıyla tahsis edilen bir araziyi Sayın Büyükşehir Belediyesinin araziyi hukuksuz tasarrufta bulunması diğeri de yine Kültür Bakanlığına ait açık hava müzesi olarak tahsis edilen araziye de gidip ısınma pisti yapılmasıdır. Kültür Bakanlığı ben arazimi ihale ettim. Oraya müze yapacağım arazimden çık demesiyle devletin parasını bir çırpıda söküp çöpe atıp hazine zararına neden oldular. Peki sayın Başbakanım siz başkanımıza sorsaydınız bir tarafta araziyi yıkıp temizleyip çıkıyorsunuz öbür tarafta her defasında ayrı bir mevzuatla imar değişikliğine gidiyorsunuz ? Bir okulun arazisinden ne istiyorsunuz diye sormuş olsaydınız sanırım soruların cevabını sizde öğrenmiş olurdunuz? Hukuksuz bir anlayış ve icraatla vatandaşı , Kurumları karşı karşıya getirmek kime kazanç sağlayacaktır. Vatandaş hukuk ve adalet konusunda devletimize ve kurumlarımıza güvenemiyecek mi? Bakın Maliye Bakanlığımızın kuruluşu, Milli Eğitim Bakanlığımızın Kuruluşu bu düzenleme kanuna aykırıdır Hazine zararı var diyor. Sayın Başbakanım konuyu uzatmak istemiyorum eninde sonunda hukuk ve sağduyu galip gelecektir ben buna inanıyorum. Biz Devletimizle ve devletimizin kurumları ile barışık olmak istiyoruz. Devletimizin ve Kurumlarının da bu anlayışta olmasını istiyoruz. Ben zatıalinize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yazmakla ne şana ne şöhrete ihtiyacım var. Belki sürekli yazmamdan rahatsızlık duyuyor olabilirsiniz. Belki yazdıklarımdan Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Başkanımdan rahatsız olduğumu da anlayabilirsiniz. Kendisi de çerkez Türkü bende çerkez Türküyüm. Dolayısı ile Sayın Yusuf Ziya Başkanımızı herkes gibi seviyoruz lakin bu okul ve yıkılan pist konusunda devletim adına kırgınım. Devletimiz ve Kuruluşlarının barışık olması hepimizin lehinedir diyorum ve Sayın Yusuf Ziya Başkanımızdan da bu anlayış içinde sağduyulu bir anlayış içinde olacağı ve hareket de bulunması ile kendisini daha da yücelteğinden eminim.
Dilenciler ile ilgili 1701316537 başvuru no ile görüş ve öneride bulundum. 15.09.2017 tarihli Zabıta Daire Başkanlığı tarafından tarafıma cevap verilmiştir.
Ancak ben bu öneriyi Samsun Zabıta Amirliği tarafına dahilen yazmamıştım. Ben bu düzenlemenin tüm ülkemiz çapında yapılması için yazmıştım.
Sayın Başbakanım benim Yıkılan Tarım Meslek Lisesi ile yıkılan Atletizm ısınma pisti dolayısıyla şikayet etti diye Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Büyükşehir Belediye Başkanımızla bir hüsumetim yoktur olamaz da. Bizde Devletimizde görevde bulunduk. Orada bir hukuksuzluk söz konusuydu. Birisinde Milli Eğitim Bakanlığına okul yapılması amacıyla tahsis edilen bir araziyi Sayın Büyükşehir Belediyesinin araziyi hukuksuz tasarrufta bulunması diğeri de yine Kültür Bakanlığına ait açık hava müzesi olarak tahsis edilen araziye de gidip ısınma pisti yapılmasıdır. Kültür Bakanlığı ben arazimi ihale ettim. Oraya müze yapacağım arazimden çık demesiyle devletin parasını bir çırpıda söküp çöpe atıp hazine zararına neden oldular. Peki sayın Başbakanım siz başkanımıza sorsaydınız bir tarafta araziyi yıkıp temizleyip çıkıyorsunuz öbür tarafta her defasında ayrı bir mevzuatla imar değişikliğine gidiyorsunuz ? Bir okulun arazisinden ne istiyorsunuz diye sormuş olsaydınız sanırım soruların cevabını sizde öğrenmiş olurdunuz? Hukuksuz bir anlayış ve icraatla vatandaşı , Kurumları karşı karşıya getirmek kime kazanç sağlayacaktır. Vatandaş hukuk ve adalet konusunda devletimize ve kurumlarımıza güvenemiyecek mi? Bakın Maliye Bakanlığımızın kuruluşu, Milli Eğitim Bakanlığımızın Kuruluşu bu düzenleme kanuna aykırıdır Hazine zararı var diyor. Sayın Başbakanım konuyu uzatmak istemiyorum eninde sonunda hukuk ve sağduyu galip gelecektir ben buna inanıyorum. Biz Devletimizle ve devletimizin kurumları ile barışık olmak istiyoruz. Devletimizin ve Kurumlarının da bu anlayışta olmasını istiyoruz. Ben zatıalinize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yazmakla ne şana ne şöhrete ihtiyacım var. Belki sürekli yazmamdan rahatsızlık duyuyor olabilirsiniz. Belki yazdıklarımdan Sayın Yusuf Ziya Yılmaz Başkanımdan rahatsız olduğumu da anlayabilirsiniz. Kendisi de çerkez Türkü bende çerkez Türküyüm. Dolayısı ile Sayın Yusuf Ziya Başkanımızı herkes gibi seviyoruz lakin bu okul ve yıkılan pist konusunda devletim adına kırgınım. Devletimiz ve Kuruluşlarının barışık olması hepimizin lehinedir diyorum ve Sayın Yusuf Ziya Başkanımızdan da bu anlayış içinde sağduyulu bir anlayış içinde olacağı ve hareket de bulunması ile kendisini daha da yücelteğinden eminim.
Sayın Başbakanım; Zabıta Daire
Başkanlığının cevabı yazısını incelediğinde mevcut kanunların yetersizliğinden
bahsetmekteler. Dilencilerin bir çoğu günlük kazançları 300 tl yi geçmektedir.
Suç ve Kabahat kanununa göre verilen ceza onların kazançlarının yanında 80 TL
gibi komik rakam olup, güle oynaya zabıta personeli ile takışmaktalar ve bundan
istifade etmekteler. Eğer Samsun Zabıta Dairemiz yazısında Samsunda daha yeni
dilencilerle olan kovalamaca ile zabıta memurlarına sokak ortasında hakaret
ettiklerini ve kadınlıklarını kullandıklarını bahsetseydi konuyu tam anlamış olacaktınız.
Bu sorun Samsun'a özgü sorun değildir. Aksine Samsun İl ve İlçe Zabıtasını
görevlerini layıki ile yaptıklarına bizzat ben şahidim.
Sayın Başbakanım bizim ülkemizde alt kademelerde görevliler üst kademeye sorun bildirmekten çekinmektedirler. Her şey güllük gülistanlık gösterilmektedir. Benim yaptığım sadece şikayet değildi. Şikayet etmekle iş çözülmüyor sayın Başbakanım. Şikayet yapanım çözüm önerisi sunması lazım. Bizim yetiştiğimiz askeri terbiye budur. Nasıl ki türbeler ve camilerle ilgili problemleri size aktardığımda çözümünü de zatıalinize sundum ve sizde yetkili Bakanlıklara çalışma başlatmışsanız bu öneriminin de asıl sebebi ülke çapında tüm belediye zabıtalarını ilgilendiren bu sorunun kökten temizlenmesi için kanun mevzuat ne ise bir çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Hükümetimiz Maliye Bakanlığımız kayıt dışı ekonomi ile bayağı ciddi çalışmalar içinde bulunmaktadır. Bu dilenciler bu işi meslek olarak görmektedirler. Madem meslek görüyorsa öder vergisini ne kadar para toplayabilecekse toplar. Eğer vergi ödemeyecekse kanuni yaptırımlar uygulanmalıdır. Yeşil kartı var ise iptal edilmelidir. Yakalanan dilenci de mal varlığı var ise Maliye Bakanlığı hesap sormalıdır.
Zatıalinizde bilmektesiniz ki bu söylediğim önerinin hayata geçirilmesi içinde gerekli kanun ve yönetmelikle mümkündür. Zaten Zabıta Daire Başkanımızda bunu belirtmiştir.
Sayın Başbakanım; Bir kez daha göndermiş olduğum her türlü müracaatıma ciddiyetle eğilip gereği için emir verdiğinizden dolayı BİMER ve CİMER personeline Zatı Alinize, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.
Toplumuzda kanayan yara olan 1701316537 sayılı müracaatımda belirttiğim Dilencilik ile ilgili sorunların tüm ülkemizi kapsayacak şekilde geniş çaplı bir çalışma yapılması için emirlerinize arz ederim.
Saygılarımla
Mustafa Kemal Bektaş
Sayın Başbakanım bizim ülkemizde alt kademelerde görevliler üst kademeye sorun bildirmekten çekinmektedirler. Her şey güllük gülistanlık gösterilmektedir. Benim yaptığım sadece şikayet değildi. Şikayet etmekle iş çözülmüyor sayın Başbakanım. Şikayet yapanım çözüm önerisi sunması lazım. Bizim yetiştiğimiz askeri terbiye budur. Nasıl ki türbeler ve camilerle ilgili problemleri size aktardığımda çözümünü de zatıalinize sundum ve sizde yetkili Bakanlıklara çalışma başlatmışsanız bu öneriminin de asıl sebebi ülke çapında tüm belediye zabıtalarını ilgilendiren bu sorunun kökten temizlenmesi için kanun mevzuat ne ise bir çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Hükümetimiz Maliye Bakanlığımız kayıt dışı ekonomi ile bayağı ciddi çalışmalar içinde bulunmaktadır. Bu dilenciler bu işi meslek olarak görmektedirler. Madem meslek görüyorsa öder vergisini ne kadar para toplayabilecekse toplar. Eğer vergi ödemeyecekse kanuni yaptırımlar uygulanmalıdır. Yeşil kartı var ise iptal edilmelidir. Yakalanan dilenci de mal varlığı var ise Maliye Bakanlığı hesap sormalıdır.
Zatıalinizde bilmektesiniz ki bu söylediğim önerinin hayata geçirilmesi içinde gerekli kanun ve yönetmelikle mümkündür. Zaten Zabıta Daire Başkanımızda bunu belirtmiştir.
Sayın Başbakanım; Bir kez daha göndermiş olduğum her türlü müracaatıma ciddiyetle eğilip gereği için emir verdiğinizden dolayı BİMER ve CİMER personeline Zatı Alinize, Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.
Toplumuzda kanayan yara olan 1701316537 sayılı müracaatımda belirttiğim Dilencilik ile ilgili sorunların tüm ülkemizi kapsayacak şekilde geniş çaplı bir çalışma yapılması için emirlerinize arz ederim.
Saygılarımla
Mustafa Kemal Bektaş
Başvuru hareketleri için tıklayınız.
15.09.2017 19:22 tarihinde internet
üzerinden başvuru alındı.
|
Sayın MUSTAFA KEMAL BEKTAŞ,
T.C. Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)’ ne yapmış olduğunuz başvurunuz 15.09.2017 tarihinde alınmıştır. Başvurunuzu 1701343827 sayısı ile takip edebilirsiniz. |
14 Eylül 2017 Perşembe
Onurumuzdur bizi kurtaracak olan. Kimseye boyun eğmedim ve bundan sonrada kimseye boyun eğmeyeceğim. Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi İblis’in talim ettiği yola minnet eylemem
Onurumuzdur bizi kurtaracak olan.
Kimseye boyun eğmedim ve bundan sonrada kimseye boyun eğmeyeceğim
Nesimi’den bir şaheser :
Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
İblis’in talim ettiği yola minnet eylemem
Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Huda'dır kula minnet eylemem.
***
Onurumuzdur bizi kurtaracak olan.
Kimseye boyun eğmedim ve bundan sonrada kimseye boyun eğmeyeceğim
Sayın Başbakanım; Şimdiye kadar muhtelif konular ile ilgili Bilgi edinme kanunu gereği ve Anayasadan doğam Vatandaşlık hakkım gereği devletimin geleceği için zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza öneri ve şikayetlerde bulundum. Gerek zatıaliniz ve gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız göndermiş olduğum her türlü başvurumda devlet ciddiyetine yakışır şekilde tamamına yakınına işlem yapıldı. Muhtelif yerlerde gereken de sayenizde yapıldı. Bu nedenle zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza da çok teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
#1701330796 Başvuru
Detayı
Başvuru Tarihi:
Başvuru Yolu:
Başvuru Tipi:
Sayın
Başbakanım;
Şimdiye kadar muhtelif konular ile ilgili Bilgi edinme kanunu gereği ve Anayasadan doğam Vatandaşlık hakkım gereği devletimin geleceği için zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza öneri ve şikayetlerde bulundum. Gerek zatıaliniz ve gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız göndermiş olduğum her türlü başvurumda devlet ciddiyetine yakışır şekilde tamamına yakınına işlem yapıldı. Muhtelif yerlerde gereken de sayenizde yapıldı.
Bu nedenle zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza da çok teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
Bizim için varımız yoğumuz vatanımızdır. Tüm başvurularımda vatandaşlık duygusuyla devletime yardımcı olmayı bir ilke olarak hedef aldım. Ve sizlerde devlet ciddiyeti ile tüm müracaatlarıma kayıtsız kalmayıp işlem yapıp bizleri onore ettiniz.
Sayın Başbakanım zatıalinizden bir isteğim var. Bir haftadır incelediğim Yıkılmış olan Tarım Meslek Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri ile müşterek hazırlamış oldukları avrupa standartlarında hazırlanmış bir okul projesi var. Bu proje ödül almış olup Milli Eğitim Bakanlığı bu projeyi tasdik ettirerek kullanma yetkisini Bakanlık yetkisine almıştır. Milli Eğitim Bakanlığında tasdiklenmiş bu projeyi isteyerek incelettirebilir hatta diğer kurumlarıda bu örneğe göre dizayn edilebilir.
Zatıalinizden bu okulun mahkeme aşaması sonrası yeni yapılacak okulda bu projenin hayata geçirilmesi arzumdur. Ayrıca bu okulumuzun Avrupa Birliği kapsamında size dünkü yazımda (1701323042 sayılı) belirttiğim Avrupa ülkeleri ile müşterek yürüttükleri projelerin ülkemizde hayata geçirilmesi ile tarım ve hayvancılığın ileri seviyeye çıkacaktır.
Yıkılan okulun şehirden 30 km öteye gönderilmesi ile uzak olduğundan okula eğitim amacıyla başvuranların tercihinde azalma mevcut olup Okul giriş puanında da düşme görülmektedir.
Ülkemiz içi bu yetersiz şartlarda Avrupa normlarında Avrupa ülkeleri ile projeler üretebilen ve son projelerin de tamamlanması ile Ülkemizde Beşinci agreditasyon almaya aday bu okula bu vefasızlıktan başka birşey değildir. Bir nevi bindiğimiz dalı kesiyoruz. Ülkemizin Gıda Tarım ve hayvancılık için en baş taşı olacak kuruma zatı alinizin destek vermenizi arz ediyorum.
Şimdiye kadar muhtelif konular ile ilgili Bilgi edinme kanunu gereği ve Anayasadan doğam Vatandaşlık hakkım gereği devletimin geleceği için zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza öneri ve şikayetlerde bulundum. Gerek zatıaliniz ve gerekse Sayın Cumhurbaşkanımız göndermiş olduğum her türlü başvurumda devlet ciddiyetine yakışır şekilde tamamına yakınına işlem yapıldı. Muhtelif yerlerde gereken de sayenizde yapıldı.
Bu nedenle zatı alinize ve sayın cumhurbaşkanımıza da çok teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
Bizim için varımız yoğumuz vatanımızdır. Tüm başvurularımda vatandaşlık duygusuyla devletime yardımcı olmayı bir ilke olarak hedef aldım. Ve sizlerde devlet ciddiyeti ile tüm müracaatlarıma kayıtsız kalmayıp işlem yapıp bizleri onore ettiniz.
Sayın Başbakanım zatıalinizden bir isteğim var. Bir haftadır incelediğim Yıkılmış olan Tarım Meslek Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri ile müşterek hazırlamış oldukları avrupa standartlarında hazırlanmış bir okul projesi var. Bu proje ödül almış olup Milli Eğitim Bakanlığı bu projeyi tasdik ettirerek kullanma yetkisini Bakanlık yetkisine almıştır. Milli Eğitim Bakanlığında tasdiklenmiş bu projeyi isteyerek incelettirebilir hatta diğer kurumlarıda bu örneğe göre dizayn edilebilir.
Zatıalinizden bu okulun mahkeme aşaması sonrası yeni yapılacak okulda bu projenin hayata geçirilmesi arzumdur. Ayrıca bu okulumuzun Avrupa Birliği kapsamında size dünkü yazımda (1701323042 sayılı) belirttiğim Avrupa ülkeleri ile müşterek yürüttükleri projelerin ülkemizde hayata geçirilmesi ile tarım ve hayvancılığın ileri seviyeye çıkacaktır.
Yıkılan okulun şehirden 30 km öteye gönderilmesi ile uzak olduğundan okula eğitim amacıyla başvuranların tercihinde azalma mevcut olup Okul giriş puanında da düşme görülmektedir.
Ülkemiz içi bu yetersiz şartlarda Avrupa normlarında Avrupa ülkeleri ile projeler üretebilen ve son projelerin de tamamlanması ile Ülkemizde Beşinci agreditasyon almaya aday bu okula bu vefasızlıktan başka birşey değildir. Bir nevi bindiğimiz dalı kesiyoruz. Ülkemizin Gıda Tarım ve hayvancılık için en baş taşı olacak kuruma zatı alinizin destek vermenizi arz ediyorum.
Ekli
Dosyalar:
örnek okul projeli 1.JPG hayvan hastanesi genel.JPG hayvan hastanesi.JPG öğrenci pansiyonu.JPG klinik laboratuvarı.JPG temel bilimler laboratuvarı.JPG
Başvuru hareketleri için tıklayınız.
13.09.2017 23:14 tarihinde internet
üzerinden başvuru alındı.
ödül alan yıkılan kulun öğrencileri ve öğretmenleri tarafından yapılan okul projesi. bu proje ulusal alanda ödül almıştır
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

